• https://www.facebook.com/diriliseskisehir/
  • https://twitter.com/Eskisehiir026?s=09
ASYAM HALI YIKAMA

Site Haritası

NEFER TRİBÜNÜ NASIL KURULDU!...

NEFER TRİBÜN LİDERİ MURAT DİRİ NEFER'İN DOĞUŞUNU ANLATTI.

Eskişehirspor'un en kuvvetli tribün grubu NEFER’in liderisiniz. Kurulduğu günden itibaren bu güne kadar gelmesinde neler yaşandı? NEFER nasıl oldu da kısa bir sürede Eskişehir'de tek ses olmayı başardı?

Evet NEFER şuan Eskişehir’in en kuvvetli grubu. Kapalı tribünde Eskişehirspor’un tarihinde ilk defa bu kadar geniş ve güçlü bir grup oldu. Bunu sadece dik duruşumuzdan ödün vermeden gerçekleştirdik.   

NEFER tribününü kuran yaklaşık 30-40 kişiydik. Tribün maceram o zamanlar var olan Kızılcıklı grubu ile başlamıştı. Şehrin farklı yerlerinden gelen yüzlerce genç birbirine sahip çıkıyor, Eskişehirspor’un peşinden yağmur çamur kar dinlemeden gidiyordu. Kızılcıklı içinde 30-40 kişilik Bizim Tayfa diye bir arkadaş ortamımız vardı.

Şehrin farklı mahallelerinden. O yıllarda Eskişehirsporlu olmak da zordu. Hem takım başarısız ve kötü durumdaydı, hem de tribünlerde artık hırsız, arsız, serseri, müptezel diye tabir ettiğimiz tipler kol gezmeye başlamıştı. Cezaevinden çıkan sete çıkıyordu.

Kızılcıklı grubunu kuranlar tribünü bırakmıştı ya da yanlış ellere bırakmıştı. Eskişehirspor’la alakası olmayan adamlar bizlere yön vermeye çalışıyordu. Otobüslerde uyuşturucu maddeler kullanılıyor, marketler yağmalanıyordu. Tribün uzaklaşıyordu futbol sahalarından. Bizim gözlerimizden ve elimizden de pek birşey gelmiyordu.   

Fakat daha sonra tribün liderleri de bu müptezel kesimi bırakmadı. Onları güç olarak gördüler ve biz de bu durumdan sonra tribünden ayrıldık. “Bizim Tayfa” diye adlandırdığımız ekip olarak bir kaç hafta üzüldük. Nasıl bizim sevdamızı elimizden alırlar diye kin besledik. Fakat baktık yapacak birşey yok, ne yapalım diye konuşurken tribün liderlerimizden Mesut Arıbakan (Şopar Mesut) ile birgün kafede otururken tribün ismi düşünmeye başladık.

Hem güzel anlamlı olacaktı hem de yapılacak bestelere kafiyelere uygun olacaktı. Yani tam bir tribün grubu ismi olacaktı. İstişare ederken birden Nefer çıktı ağzımdan, hoşumuza gitti.   

İlk maçta seyirci sayısı 50 kişi civarındaydı. Daha sonra sayımız 300'ü buldu. Sonralarında liseli oluşuma gidelim dedik ve farkımız olsun diye Ati Nefer adını verdik liseli oluşumumuza. Eskişehirspor’un gelecekteki askerleriydi onlar. Daha sonra  tribün içerisindeki efendiliğimiz, o ilk maça gittiğimdeki havayı yakalamayla tekrar başlamıştı.

Aramızda herkes efendi, işinde gücünde ama tribünde hareketli insanlardı. Artık tribün kültürünün tekrar başkaldırısı olduk. Şehirde büyüklerimiz artık bizi görmezden gelemiyor ve çığ gibi büyüyorduk. Tribün bazında diğer grupların baskısına maruz kalıyorduk. Farklı renklerin ortak sevdasını haykırıyorduk.  

Ve gel zaman git zaman Fenerbahçeli kongre üyesi bir yöneticimizi Süper Lig'e çıktığımız sezon protesto ettiğimiz için Sol Kapalı'dan 2. Kez ve son olarak ayrılıyorduk. Bu sefer açığa değil Kapalı'ya. O bahsettiğim problemli grupların tam ortasına geçmeye karar vermiştim. Bütün gruptaki arkadaşlarım bu kararıma karşı çıkmıştı.

Ne işimiz var onların yanında diye ama artık kafama koymuştum. Süper Lig’deyiz ve Eskişehirspor tribünleri kötü sözler ile anılamaz, yüreğinde beyninde zerre Eskişehirspor sevdasını hissetmeyenler bu şehrin tribün lideri olamaz, bizlere yön veremez diye aramızda kopmalar olmuştu.

Fakat ben kararlıydım Eskişehirspor’da TEK grup olacaktı. Nitekim bu grupların arasına geçtiğimizde çok kardeşimiz değişik gereksiz yere tartaklandı, bir nevi üstünlüklerini hissettirmek istediler. Fakat sakin davranıp doğru zamanı bekledim ve iki tane tribüncülükten uzak grubun arasında farkımız çok daha belli olur hale gelmişti.   

Artık insanlar bizim ne kadar doğru oldumuğumuzu daha iyi anlıyordu fakat hala kimse destek vermiyordu ve bizim iki grubun arasına geçmemizden 2 yıl sonra Ayder ve Kızılcıklı arasında kavga yaşandı. Kızılcıklı ondan taraf olmamı isterken Ayder taraf olmamın adaletsiz olacağını söylüyordu. Ve biz taraf olmadık.

Fakat tribünde olay olursa bizimde tepki vereceğimizi söyledim. Nitekim AYDER tribününde maç sırasında Kızılcıklı'ya saldırdı ama bu arada bizim de tribünümüzden birileri yaralandı ve olay direk Ayder & Nefer mücadelesine döndü.

Ayder dediğim grup ise tamamiyle Eskişehirspordan uzak tiplerdi. Hayattan bir beklentileri olmayan, tribüncülükten uzak insanlardan kuruluydu. Tek dertleri 2-3 bilet satıp maç sonu kafayı kurtarabilmekti.    Nitekim Kızılcıklı tribün liderini bu olaylardan 3 ay sonra diğer sezon da gördüm. Tabii bu zaman içersinde bizler Ayder tribününü sindirdik ve bitirdik.

Tribünlerden uzaklaştırdık. Onların tribündeki yerini de biz aldık ve kapalıda 2 grup kalmıştık. Bu tribünlerden uzaklaştırılan tipler sayesinde taraftarımız gözünde resmen kurtarıcı olarak ilan edildik. Herkesin sevdiği bir grup olduk. Herkes takdir edip destekliyordu.

Eskişehirspor için resmen hizmet ediyor, sosyal projeler üretiyor, haksızın karşısında dimdik duruyor ve tavrımızı koyuyorduk. Belki çok uzunca oldu ama yıllarca çok çileler çektik. Fakat göğüs gerdik. Bu onurlu mücadelemiz de takdir topladı ve şuan büyük küçük herkesin saygı duyduğu ve gururlandığı bir gurup olmayı başardık.

Umarım Eskişehirspor için hayırlara vesile olur.
76 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ZENGİN İNŞAAT
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret150769
Hava Durumu

Anket
BU SENE ESKİŞEHİRSPOR KOMBİNESİNİ NERDEN ALACAKSINIZ?

Takvim
Saat